Türkiye ekonomisinde üç yılın bilançosu: Enflasyon geriledi, geçim sıkıntısı büyüdü! Fon krizi

Türkiye ekonomisinde 2023-2026 dönemi: Faiz politikası değişti, yıllık enflasyon geriledi. Ancak geçim sıkıntısı, konkordatolar, fon soruşturması ve borsadaki kayıplar gündemde.

Türkiye ekonomisinde üç yıllık enflasyon faiz borsa ve geçim sıkıntısı bilançosu

Türkiye ekonomisi için üç yılın bilançosu, faiz politikalarındaki değişimden hayat pahalılığına, fon soruşturmasından borsadaki kayıplara uzanıyor. 2023’te yüzde 8,5 olan politika faizi 2024’te yüzde 50’ye kadar yükseldi; 22 Ekim 2026 itibarıyla yüzde 36’ya indirildi. Resmî yıllık enflasyon gerilerken kira, gıda ve eğitim harcamaları hane bütçesini zorlamaya devam etti. Reel sektörde konkordato süreçleri, sermaye piyasalarında ise fon soruşturması ve hisse kayıpları öne çıktı.

Türkiye ekonomisi: Üç yılda faiz ve enflasyon

Türkiye ekonomisi, 2023 Haziran ayında Şahap Kavcıoğlu’nun yerine Hafize Gaye Erkan’ın TCMB Başkanlığına atanmasıyla faiz artırımı dönemi başladı. İlk toplantıda politika faizi yüzde 8,5’ten yüzde 15’e çıkarıldı. Ocak 2024’te yüzde 45’e ulaşan faiz, Şubat 2024’te göreve gelen Fatih Karahan döneminde Mart ayında yüzde 50’ye yükseltildi. Daha sonra başlayan indirim sürecinde, 22 Ekim 2026 kararıyla faiz yüzde 37’den yüzde 36’ya çekildi.

Enflasyonda yıllık oran 2023 sonunda yüzde 64,77, 2024 sonunda yüzde 44,38, 2025 sonunda yüzde 30,89 ve Eylül 2026’da yüzde 29,73 olarak kaydedildi. Yıllık enflasyon oranındaki düşüşe rağmen tüketici fiyatları yükselmeye devam etti.

Enflasyon hedefleri ile gerçekleşmeler arasındaki fark da dikkat çekti. Merkez Bankası Kasım 2024’te 2024 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 44’e yükseltmişti. Yıl sonu enflasyon gerçekleşmesi yüzde 44,38 oldu.

2023-2026 enflasyon görünümü:

DönemYıllık TÜFE
Aralık 2023%64,77
Aralık 2024%44,38
Aralık 2025%30,89
Eylül 2026%29,73

Enflasyonda farklı ölçümlerin sonuçları da kamuoyunda tartışıldı. Resmî TÜİK verileriyle bağımsız hesaplamalar arasında farklılık bulunuyor. Eylül 2026 için TÜİK yüzde 29,73, ENAG ise yüzde 46,61 yıllık enflasyon açıkladı.

Merkez Bankası’nın başkanlık koltuğunda 2023-2024 döneminde iki değişim yaşandı. Hafize Gaye Erkan, Haziran 2023’te göreve başladı ve Şubat 2024’te görevden ayrıldı. Yerine atanan Fatih Karahan, faiz oranının yüzde 50’ye çıkarıldığı Mart 2024 toplantısına başkanlık etti. Böylece düşük faiz döneminden sıkı para politikasına geçiş ve ardından faiz indirimleri, üç yıllık ekonomi gündeminin temel başlıklarından biri oldu.

Türkiye ekonomisi 2023 yılının ikinci yarısında art arda gelen faiz artırımlarıyla politika faizi haziranda yüzde 15’e, yıl sonunda yüzde 42,5’e yükseldi. Ocak 2024’te yüzde 45’e, Mart 2024’te yüzde 50’ye ulaştı. 2026 sonbaharında ise indirim kararları gündemdeydi. 22 Ekim toplantısında yüzde 36 olarak belirlenen politika faizi, 2024’te görülen zirvenin 14 puan altında kaldı.

Hayat pahalılığı, işsizlik ve konkordato tablosu

Yıllık enflasyonun gerilemesi, sabit gelirli kesimler açısından birikmiş fiyat artışlarını ortadan kaldırmadı. Kira, gıda, ulaşım ve eğitim harcamalarındaki artışlar hane bütçelerindeki baskıyı sürdürdü. Eylül 2026’da TÜİK’in açıkladığı aylık fiyat artışında eğitim grubu yüzde 14,19 ile öne çıktı.

TÜİK’in Ağustos 2026 verilerinde işsizlik oranı yüzde 7,8 olarak yer aldı. İşsizlik göstergesiyle birlikte ücretlilerin satın alma gücü de ekonomik gündemin başlıklarından biri oldu. 2023 sonundaki yüzde 64,77’lik yıllık enflasyonun ardından 2024 sonunda yüzde 44,38, 2025 sonunda yüzde 30,89 ve Eylül 2026’da yüzde 29,73’lük artış kaydedildi. Üç yıl boyunca biriken fiyat artışları, temel tüketim harcamalarında hissedildi.

Gıda, barınma ve eğitim harcamaları hane bütçelerinde öne çıkarken, yüksek faiz ortamı kredi kullanan tüketiciler ve işletmelerin maliyetlerini etkiledi. Ekonomideki faiz indirimlerinin başladığı dönemde de geçmiş yılların fiyat artışları ücret ve emekli aylıklarıyla ilgili tartışmaların merkezinde kaldı.

Türkiye ekonomisi açısından şirketler cephesinde finansmana erişim, borçların çevrilmesi ve nakit akışı baskısı konkordato başvurularını gündemde tuttu. 2026 yılında Türk İlaç, Barem Ambalaj, Uşak Seramik ve Ral Yatırım için geçici mühlet kararları bildirildi. Alves Kablo da konkordato başvurusunu duyurdu.

Konkordato gündeminde ilaç, ambalaj, seramik, yatırım ve kablo sektörlerinden şirketlerin bulunması dikkat çekti. Geçici mühlet kararlarıyla şirketlerin borçlarını yeniden yapılandırmaya yönelik mahkeme süreçleri başladı. Şirketlerin Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamalar, yatırımcıların da yakından izlediği duyurular arasında yer aldı.

2026’nın ilk sekiz ayına ilişkin sektörel derlemelerde 1.056 konkordato başvurusu kaydedildi. Aynı dönemde bazı büyük şirketlerin başvuruları ve mahkeme kararları kamuoyuna yansıdı. Bu süreçte üretim, istihdam ve tedarik zincirleri üzerindeki finansman baskısı ekonomi haberlerinde geniş yer buldu.

Borsa İstanbul’da sert düşüş, fon soruşturmasında yeni kararlar

Türkiye ekonomisi gündeminde Borsa İstanbul, 2026 sonbaharında sert dalgalanmalar yaşadı. BIST 100 endeksi 16 Eylül’de 13.122,58 puandan kapanırken 9 Ekim’de 12.265,98 puana geriledi. Üç haftayı biraz aşan dönemdeki düşüş yüzde 6,53 olarak hesaplandı. Endeksteki kayıplar, fon işlemlerine ilişkin soruşturmaların ve piyasa düzenlemelerinin gündemde olduğu döneme denk geldi.

Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) verilerine dayanan derlemelerde pay senedi portföy değerinin ağustos sonunda yaklaşık 22,91 trilyon lira, eylül sonunda ise 17,58 trilyon lira olduğu aktarıldı. İki dönem arasındaki fark yaklaşık 5,33 trilyon liraya ulaştı. YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da 21 Ekim’de düzenlediği basın toplantısında borsadaki kaybın 5 trilyon lirayı aştığını ileri sürdü. Günaydın’ın açıklaması, siyasi değerlendirme olarak kamuoyuna yansıdı.

Borsa İstanbul’un dolar bazındaki piyasa değerinde de gerileme yaşandı. Piyasa verilerine dayanan bir derlemede toplam değerin 2025 sonunda yaklaşık 409,3 milyar dolar olduğu, 22 Ekim 2026 itibarıyla 317 milyar dolara indiği aktarıldı. Bu iki tarih arasındaki fark yaklaşık yüzde 22,5’e karşılık geliyor. BIST 100 endeksiyle borsadaki şirketlerin toplam piyasa değeri farklı göstergeler olduğundan her iki veri ayrı değerlendiriliyor.

2026 sonbaharında sermaye piyasalarının gündemine yerleşen fon soruşturması, bazı fonların düşük halka açıklık oranına sahip hisselerdeki işlemleri ve fiyat hareketleri hakkındaki iddiaları öne çıkardı. SPK düzenlemeleri, fonlarda geri alım sorunları ve soruşturma kapsamındaki adli işlemler piyasadaki belirsizliği artırdı.

SPK’nin 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen yatırım fonlarına ilişkin düzenleme, 22 Ekim’de TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Kanun, 7 portföy yönetim şirketine bağlı 131 fonu ve yaklaşık 455 bin 758 yatırımcıyı ilgilendiriyor. Belirlenen koşullarda yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılması öngörüldü. Ödemelerin ilgili fonların tasfiye malvarlığından karşılanması kararlaştırıldı.

SPK, 20 Ekim tarihli kararıyla Alnus Yatırım, Bulls Yatırım ve Pusula Yatırım’ın sermaye piyasası faaliyetlerini 21 Ekim saat 00.01’den itibaren geçici olarak durdurdu. Üç aracı kuruma ilişkin karar, fon tasfiyelerine yönelik Meclis düzenlemesinden bir gün önce yürürlüğe girdi.

21 Ekim’de İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü sermaye piyasası işlemleri soruşturmasında 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İlk aşamada 26 şüpheli gözaltına alındı; beş kişi hakkında arama çalışmaları yürütüldüğü açıklandı. Soruşturmada Işıklar Enerji ve Yapı Holding, Vişne Madencilik, Odine Solutions ve Tera Finansal Yatırımlar Holding paylarındaki işlemler incelendi.

Fon soruşturmasına ilişkin siyasi tartışmalarda yatırımcı zararları ve piyasa denetimi de gündeme geldi. Gökhan Günaydın 21 Ekim’de 830 milyar liralık usulsüzlük iddiasını dile getirdi. Bu rakam, milletvekilinin açıklamasında yer alan iddia olarak kayda geçti. Sermaye piyasalarında devam eden adli soruşturmalar ve SPK kararları, yatırımcıların takip ettiği başlıca gelişmeler oldu.

22 Ekim’de politika faizinin yüzde 36’ya indirilmesi ve petrol fiyatlarındaki yükseliş ekonomi gündemindeki diğer gelişmeler oldu.

Türkiye ekonomisi 2023’ten 2026’ya uzanan dönemde politika faizi önce yüzde 50’ye kadar çıkarıldı, ardından yüzde 36’ya indirildi. Yıllık TÜFE yüzde 64,77’den yüzde 29,73’e gerilerken konkordato başvuruları, fon soruşturması ve Borsa İstanbul’daki kayıplar ekonomi gündeminde yer aldı. 23 Ekim itibarıyla ekonomide faiz indirimi süreci, fon tasfiyelerine ilişkin yeni kanun ve sermaye piyasalarındaki soruşturmalar eş zamanlı olarak devam ediyor.

Kaynaklar: TCMB, TÜİK, KAP; BIST 100 ve MKK verileri derlemesi; Konkordato ve KAP bildirimleri derlemesi.

Türkiye ekonomisinde üç yılın bilançosu: Enflasyon geriledi, geçim sıkıntısı büyüdü! Fon krizi

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

ATA TV Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!