AYM’den süresiz nafaka kararı: Nafaka kalktı mı, kimler nafaka alabilir?

AYM, yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Nafaka nedir, kimler alabilir, çocuk varsa ne olur ve karar ne zaman yürürlüğe girecek?

AYM süresiz nafaka kararı - boşanma, nafaka ve aile hukuku

Anayasa Mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasında önemli bir karara imza attı. Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresi iptal edildi. Ancak karar, nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Peki nafaka nedir, yoksulluk nafakası kimlere verilir, çocuk varsa hangi nafaka ödenir ve boşanmada eşler hangi mali hakları talep edebilir?

Anayasa Mahkemesi’nin yoksulluk nafakasına ilişkin 4 Haziran 2026 tarihli kararı 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine yapılan incelemede, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verildi.

AYM’nin E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı oy çokluğuyla alındı. İptal hükmü hemen yürürlüğe girmeyecek. Kararın yürürlüğe giriş tarihi 30 Haziran 2027 olacak.

Bu ayrıntı önemli. Çünkü AYM yoksulluk nafakasını kaldırmadı. Mahkemenin iptal ettiği bölüm, nafakanın “süresiz olarak” talep edilebilmesini sağlayan ifade oldu. Yeni hukuki çerçevenin nasıl oluşturulacağı önümüzdeki dönemde yapılacak düzenlemelerle netleşecek.

Nafaka nedir?

Nafaka, aile hukukundan kaynaklanan ve belirli koşulların oluşması durumunda bir kişinin diğer kişinin geçimine veya çocuğun bakımına mali katkıda bulunmasını sağlayan hukuki yükümlülüktür.

Boşanma sürecinde veya boşanmanın ardından gündeme gelebilen başlıca nafaka türleri arasında tedbir nafakası, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası bulunuyor. Bunların hukuki amacı ve kime ödendiği aynı değil.

Tedbir nafakası nedir?

Boşanma veya ayrılık davası devam ederken eşlerin ve çocukların ekonomik olarak korunması gerekebilir. Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma veya ayrılık davası açıldığında hâkim, dava süresince gerekli geçici önlemleri alabilir. Bunlar eşlerin barınması, geçimi, malların yönetimi ve çocukların bakım ve korunmasıyla ilgili olabilir.

Bu süreçte hükmedilen nafaka genel olarak tedbir nafakası olarak adlandırılır. Dolayısıyla tedbir nafakası ile boşanma sonrasında gündeme gelen yoksulluk nafakası aynı şey değildir.

Yoksulluk nafakası nedir?

Bugünkü AYM kararının merkezinde bulunan nafaka türü yoksulluk nafakasıdır.

Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesine göre boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusuru diğer taraftan daha ağır olmamak koşuluyla, geçimi için diğer taraftan onun mali gücü oranında nafaka isteyebilir. Nafaka ödeyecek tarafın boşanmada mutlaka kusurlu olması gerekmiyor.

Yoksulluk nafakası yalnızca kadınlara özgü bir hak da değil. Kanundaki koşullar oluştuğunda kadın veya erkek eş yoksulluk nafakası talep edebilir. Nafaka miktarı herkes için geçerli sabit bir rakam değildir; tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile somut olayın koşulları değerlendirilir.

Süresiz yoksulluk nafakası ne zaman geldi?

Türkiye’deki yoksulluk nafakası düzenlemesinin geçmişi yeni değil. 743 sayılı eski Türk Kanunu Medenisi’nin ilk düzenlemesinde yoksulluk nafakası bir yıl süreyle öngörülüyordu.

Önemli değişiklik ise 1988 yılında yapıldı. 4 Mayıs 1988 tarihli 3444 sayılı Kanun’la eski Medeni Kanun’un 144. maddesi değiştirilerek boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek eşin belirli koşullarla “süresiz olarak” nafaka isteyebilmesine imkân tanındı.

2001 yılında kabul edilen ve 2002’de yürürlüğe giren 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu da bu yaklaşımı korudu. Düzenleme mevcut kanunun 175. maddesinde yer aldı. Böylece “süresiz olarak” ifadesi yaklaşık 38 yıldır Türk hukuk sisteminde bulunuyordu.

Süresiz nafaka hemen sona erdi mi?

Hayır. İptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. Dolayısıyla 30 Eylül 2026 itibarıyla “süresiz nafaka bugün kaldırıldı” veya “artık nafaka ödenmeyecek” şeklindeki yorumlar kararın hukuki sonucunu doğru yansıtmıyor.

AYM yoksulluk nafakasının tamamını düzenleyen 175. maddeyi ortadan kaldırmadı. İptal edilen bölüm “süresiz olarak” ibaresi. Yeni dönemde yoksulluk nafakasının süresinin hangi kriterlere göre belirleneceği ve geçiş hükümlerinin nasıl düzenleneceği yapılacak yasal düzenlemeler açısından kritik önem taşıyacak.

Nafaka zaten hiçbir koşulda ömür boyu ödenmek zorunda mıydı?

Mevcut sistemde de “süresiz” kavramı, nafakanın hiçbir koşulda sona erdirilemeyeceği anlamına gelmiyordu.

Türk Medeni Kanunu’nun 176. maddesine göre irat biçimindeki yoksulluk nafakası, nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölmesi durumunda kendiliğinden sona erebiliyor.

Nafaka alan kişinin evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya kanunda belirtilen diğer koşulların oluşması durumunda mahkeme kararıyla kaldırılması mümkün. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi durumunda nafakanın artırılması ya da azaltılması da talep edilebiliyor.

Çocuk varsa ne oluyor?

Boşanmış eş için ödenen yoksulluk nafakasıyla çocuk için ödenen nafaka birbirinden farklı.

Boşanma sonrasında velayet kendisine verilmeyen anne veya baba, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlü. Çocuk için ödenen bu para iştirak nafakası olarak adlandırılıyor.

Dolayısıyla AYM’nin yoksulluk nafakasındaki “süresiz olarak” ibaresini iptal eden son kararı, çocuk için ödenen iştirak nafakasını kaldıran bir karar değil.

Çocuğa ilişkin kararlarda temel ölçüt çocuğun yararıdır. Hâkim; velayet, kişisel ilişki ve çocuğun bakım giderlerine katılım konularını somut olayın koşullarına göre değerlendirir.

Boşanmada başka hangi mali haklar gündeme gelebilir?

Boşanma davasında “nafaka” denildiğinde bütün parasal taleplerin tek bir ödeme olduğu düşünülebiliyor. Oysa hukuken farklı talepler söz konusu.

Koşulları oluşmuşsa eşler arasında yoksulluk nafakası, çocuk varsa ayrıca iştirak nafakası, dava devam ederken ise tedbir nafakası gündeme gelebilir.

Bunların dışında boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu tarafın mevcut ya da beklenen menfaatleri boşanma nedeniyle zarar görmüşse şartları oluştuğunda maddi tazminat talep edilebilir. Boşanmaya neden olan olaylar nedeniyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da şartları varsa manevi tazminat isteyebilir.

Bir başka önemli konu ise mal rejiminin tasfiyesidir. Evlilik sırasında edinilmiş malların nasıl paylaşılacağı nafakadan ayrı bir hukuki meseledir. Hangi malların paylaşıma gireceği; evlilik tarihi, eşlerin tabi olduğu mal rejimi, malın ne zaman ve nasıl edinildiği gibi unsurlara göre değişebilir. Bu nedenle “boşanırken evin yarısı ve ayrıca nafaka otomatik olarak alınır” gibi genellemeler doğru değildir.

AYM neden iptal kararı verdi?

Anayasa Mahkemesi, yoksulluk nafakasının sosyal amacını ortadan kaldıran bir karar vermedi. Mahkemenin değerlendirmesinin merkezinde, nafaka yükümlülüğünün süresinin belirlenmesinde somut olayın özelliklerini dikkate alacak yeterli bir ölçütün bulunmaması ve bunun tarafların hakları arasında oluşturabileceği dengesizlik yer aldı.

AYM, herhangi bir süre veya ölçüt öngörülmeksizin nafaka yükümlülüğünün süresiz biçimde düzenlenmesinin bazı durumlarda nafaka yükümlüsü üzerinde ağır bir külfete dönüşebileceği sonucuna ulaştı.

Karar oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla verildi. Karşıoy görüşlerinde ise mevcut sistemde koşulların değişmesi hâlinde nafakanın azaltılması veya kaldırılmasının zaten mümkün olduğu ve düzenlemenin yoksulluğa düşen eşin korunması açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu.

Bundan sonra ne olacak?

Asıl önemli süreç şimdi başlayacak. AYM, iptal hükmünün yürürlüğünü dokuz ay erteledi. Böylece düzenlemenin 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girmesi öngörüldü.

Bu süre, kanun koyucunun ortaya çıkabilecek hukuki boşluğu giderecek yeni bir düzenleme yapabilmesine imkân sağlıyor.

Yeni düzenlemede evlilik süresi, tarafların yaşı, çalışma imkânları, gelir durumları, çocukların bakım sorumluluğu veya nafaka süresinin hangi kriterlerle belirleneceği gibi konuların nasıl ele alınacağı ise henüz kesinleşmiş değil. Bu nedenle bugün itibarıyla “nafaka şu kadar yıl olacak” şeklinde belirli bir süre vermek doğru değil.

Kesin olan nokta şu: AYM yoksulluk nafakasını kaldırmadı. Yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” talep edilebilmesini düzenleyen ifadeyi iptal etti ve kararın yürürlüğe girmesi için dokuz aylık süre verdi.

Şimdi gözler, yoksulluk nafakasının yeni sistemde hangi süre ve ölçütlerle uygulanacağını belirleyecek yasal düzenlemeye çevrildi.

AYM’den süresiz nafaka kararı: Nafaka kalktı mı, kimler nafaka alabilir?

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

ATA TV Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!