Ekrem İmamoğlu savunması, İstanbul Büyükşehir Belediyesine (İBB) yönelik davanın 15 Ekim 2026 tarihli duruşmasında ikinci gününe girdi. Marmara Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davada İmamoğlu, iddianameye, 19 Mart 2025’teki gözaltı sürecine, parti içi seçimlerle ilgili suçlamalara ve belediye faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Savunmasının en dikkat çekici taleplerinden biri Kemal Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak dinlenmesi oldu. İmamoğlu’nun duruşmada yargı mensupları hakkında kullandığı bazı sözler gerekçe gösterilerek aynı gün yeni bir soruşturma da başlatıldı.
İmamoğlu, 14 Ekim’de başlayan savunmasının ikinci gününde hakkındaki suçlamaları reddetti; yargılama sürecine yönelik eleştirilerini sürdürdü. Dava kapsamında 53’ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı bildiriliyor. İmamoğlu’nun birden fazla güne yayılan savunmasında, belediye iştiraki şirketlerin işlemleri ve iddianamedeki deliller geniş yer tuttu.
Ekrem İmamoğlu savunması: Kılıçdaroğlu’nun tanıklığını istedi
İmamoğlu, 15 Ekim’deki savunmasında parti il binasının satın alınmasıyla ilgili para toplama ve ödeme sürecine ilişkin iddialara yanıt verdi. Bu işlemlerin dönemin parti yönetiminin bilgisi dahilinde yürütüldüğünü ileri sürdü. Para toplama sürecinin mahkemede dinlenen tanık ve sanık anlatımlarıyla açıklığa kavuştuğunu savundu.
Konunun eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da bilindiğini söyleyen İmamoğlu, “Kemal Kılıçdaroğlu’nun tanık olarak dinlenmesini talep ediyorum” dedi. Bu talebin mahkemece kabul edilip edilmediğine ilişkin aynı gün kesinleşmiş bir karar açıklanmadı.
Parti kongrelerinin de iddianameye konu edildiğini belirten İmamoğlu, parti içi yarışta aday desteklenmesini ve kurultay çalışmalarını olağan siyasi faaliyetler olarak değerlendirdi. 2023’teki kurultayın delegelerin oylarıyla yapıldığını ifade ederek oylamanın görüntü ve tutanaklarının suçlamaları kanıtlamak için kullanılması yaklaşımına itiraz etti.
İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı adaylığı ve parti yönetimindeki siyasi süreçlerin iddianamede suç örgütü amacı olarak ele alınmasını eleştirdi. Hakkındaki suçlamaların siyasi gerekçelerle yöneltildiğini ileri sürerek iddianamenin dayandığı bilgi ve belgelerin tartışılmasını istedi.
İddianamedeki deliller, belediye ihaleleri ve 19 Mart süreci
İmamoğlu’nun savunmasının önemli bir bölümünü iddianamenin hazırlanma süresi ve savunmaya erişim koşulları oluşturdu. İddianamenin yaklaşık 4 bin sayfa, eklerinin ise 80 bin sayfa olduğunu söyleyen İmamoğlu, dosyanın kendisine ulaştırılması ve cezaevinde bilgisayar kullanımına ayrılan zaman konusunda eleştiriler yöneltti.
İddianamede belediye faaliyetlerine ilişkin 155 ayrı eylemin bulunduğunu belirten İmamoğlu, ihaleler, imar kararları ve belediye iştiraklerinin çalışmalarının suçlama başlığına dönüştürüldüğünü savundu. Bazı ihalelerin iptal edilmesinin kamu zararına değil, kamu yararına sonuç verdiğini ileri sürdü. Bu anlatımlar İmamoğlu’nun mahkemedeki savunma görüşleri; iddianame kapsamındaki suçlamalarla ilgili yargılama devam ediyor.
19 Mart 2025’teki gözaltı ve tutuklama sürecini de anlatan İmamoğlu, evinde ve adliyede karşılaştığını söylediği uygulamaları eleştirdi. Soruşturma belgelerinin basına yansıdığını ve buna karşılık savunmanın dosyaya erişiminde güçlük yaşadığını iddia etti. Yargı sürecinin siyasi amaçlarla yürütüldüğü görüşünü yineledi.
İmamoğlu, belediye iştiraki şirketlerden Ağaç AŞ, İSFALT, KİPTAŞ, Kültür AŞ ve Medya AŞ’nin faaliyetlerini de savunmasında ele aldı. Şirket yöneticilerinin mesleki yetkinliklerine göre görevlendirildiğini, uygulamalara ilişkin karar ve belgelerin dosyada bulunması gerektiğini dile getirdi.
İstanbul’daki sel, fon soruşturması ve Halk TV’ye ilişkin açıklamalar
İmamoğlu, 15 Ekim’deki konuşmasına İstanbul’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenleri anarak başladı. Yağışın şiddetinin yanı sıra kentleşme, nüfus artışı, dere yataklarındaki yapılaşma ve su havzalarının korunması konularına değindi. Özellikle Kağıthane ve Ayazağa’daki yapılaşma örnekleri üzerinden kent planlama politikalarını eleştirdi.
İstanbul’daki selin güncel can kaybı, kayıp kişi ve hasar bilançosu İstanbul sel felaketi haberimizde yer alıyor.
İmamoğlu, savunmasında son günlerin diğer gündem maddeleri olan yatırım fonlarına ilişkin soruşturma ve Halk TV’ye kayyum atanması konularını da gündeme getirdi. Fon soruşturmasıyla ilgili denetim ve hesap verme süreçlerini sorguladı; belediye hakkındaki iddialara gösterilen yaklaşımı başka dosyalardaki süreçlerle karşılaştırdı. MASAK’ın fon soruşturması kapsamındaki uluslararası incelemesine ilişkin bilgiler ilgili ekonomi haberimizde bulunuyor.
Halk TV’ye yönelik müdahaleyi de eleştiren İmamoğlu, basın özgürlüğüne ilişkin değerlendirmeler yaptı. Kanalın sosyal medya hesapları hakkında alınan erişim engeli kararının ayrıntıları ATA TV Haber’deki ayrı haberimizde yer alıyor.
İmamoğlu’nun 14 ve 15 Ekim tarihli savunmalarının ayrıntılı dökümü Medyascope’un 15 Ekim savunma metninde ve 14 Ekim savunma kaydında bulunuyor. Savunma sürecinin 17 Ekim’e kadar devam etmesi planlanıyor.
Savunma sürerken yeni soruşturma açıldı: Savcılığın gerekçesi ne?
İmamoğlu’nun mahkemedeki savunması devam ederken Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 15 Ekim 2026 Perşembe günü yeni bir soruşturma başlattığını duyurdu. Savcılığın açıklamasına göre İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 2026/208 esas sayılı dosyasında yargılanan İmamoğlu’nun, duruşma sırasında dosyadaki soruşturmayı yürüten yargı mensuplarını hedef alan ifadeleri incelemeye alındı.
Soruşturmanın hukuki nitelendirmesi “kamu görevlilerine görevi nedeniyle aleni hakaret” olarak açıklandı. Savcılık, söz konusu soruşturmayı resen başlattığını bildirdi. Bu işlem henüz mahkûmiyet kararı değil, yeni bir adli soruşturmanın açılması anlamına geliyor.
Cumhuriyet, Medyascope ve Euronews’in aktardığı bilgilere göre soruşturmayla ilişkilendirilen sözler arasında İmamoğlu’nun iddianameyi hazırlayanlara yönelttiği eleştiriler, yargı mensuplarına ilişkin ifadeleri ve savunmasındaki bazı sert sözler bulunuyor. İmamoğlu, mahkemede “Bu iddianameyi yazanlar benim için şaibelidir” ifadesini de kullanmıştı.
Başsavcılığın açıklamasında, soruşturmanın 15 Ekim tarihli duruşmada kullanılan sözlerden kaynaklandığı belirtildi. Hangi ifadelerin suç oluşturduğuna ilişkin hukuki değerlendirme soruşturma sürecinde yapılacak. İBB davasındaki yargılama ile Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yeni soruşturması ayrı adli süreçler olarak devam ediyor.
Kaynaklar: Medyascope – 15 Ekim savunma metni; Medyascope – 14 Ekim savunması; Cumhuriyet – Savcılığın soruşturma açıklaması; Anadolu Ajansı / Habertürk – Duruşma ve savcılık bilgileri.













Yorumlar kapalı.